Dürüst olalım beyler
İlk adım sizden
Sökün savaş gemilerinden
Can simitlerini
Sunay Akın
Dürüst olalım beyler
İlk adım sizden
Sökün savaş gemilerinden
Can simitlerini
Sunay Akın
Benden kısadır boyun
Bir köy otobüsünün
Dağa tırmanması
Gibi uzanırsın
Dudaklarıma
Katılmaz oldu nicedir yolumun
Tozu dumanına
Sunay Akın
Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur
Sunay Akın
Oybirliğiyle koyunlar
keçiyi seçer
kendilerine başkan
oysa sürünün başına
kurdun akrabası
köpeği koyar
çoban
Sunay Akın
Afiyetle yiyiyor
Gökten düşen üç elmayı
Apartmandaki çocuklar
Annemin her gece anlattığı
Öykülerin sonunda
Bana ise çöpleri kalıyor
Evimiz çünkü bodrum katında
Sunay Akın
Gördünüz mü keyfini
generalin
başını sıkarken
yüzünde çıkan
sivil’cenin
Kaynak: Antik Acılar
Sunay Akın
Aslında ben daha güzel ölürdüm
arka bahçede askercilik oynarken
tahta tüfeğimle toprağa uzanır
annemin sesiyle doğrulurdum hemen
-Çabuk kalk üstün kirlenecek hınzır!
Yerdeyim yine bak anneciğim
n’olur kızma adımı çağır
Kaynak: Makiler
Sunay Akın
Artıyor kara çarşaflılar
yurdumun her köşesinde
neden olacak
siyaha boyanıp
kadınlara giydiriliyor
yıkılan sinemalardan
geriye kalan
onca beyaz
perde
Kaynak: Antik Acılar
Sunay Akın
O siyahtı
kurşuna dizenler beyaz
ürkerek gökyüzüne
uçusan kuşlar
bembeyaz
Sunay Akın
Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna
Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak
Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul’un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara
Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi’ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı
Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem
Kaynak: 62 Tavşanı
Sunay Akın